top of page

SOSYAL BİLİMLERDEN ELİNİZİ ÇEKİN

  • Unknown
  • Dec 14, 2016
  • 2 min read

Updated: Mar 22

Bizler yalnızca Boğaziçi Üniversitesi’nin değil Sosyal Bilimler Kulübü’nün de mezunlarıyız. İktisat’tan Fizik’e, Sosyoloji’den Bilgisayar Mühendisliği’ne, Türk Dili ve Edebiyatı’ndan Matematik Öğretmenliği’ne pek çok bölümde okurken sosyal bilimlere dair söz söyleyebilmek için kulübümüzde bir araya geldik. Derslerimiz üzerine kulüpte konuştuk, ödevlerimizi birlikte tartışarak yaptık, hocalarımızla kulüpte sohbet ettik. Kulüpteki tartışmalarımızı derslere taşıdık, etkinliklerimizi ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda tespit ettik, kitaplar çıkarttık. SBK’yı, özerk olmasını umduğumuz ve olması için mücadele ettiğimiz üniversite içinde, ondan da özerk ve ona alternatif bir akademik ve siyasal bilgi üretme odağı olarak kurmaya ve idame ettirmeye çabaladık.


Neo-liberal iktisadın eleştirisi, toplumsal cinsiyet hareketleri, kentsel dönüşümünün dışlananları, Yeni Toplumsal Hareketler, Zapatistalar, Seattle dalgası, 12 Eylül, Yeni Türkiye’nin tahakküm biçimleri, Ortadoğu , Marx, Foucault , Şeriati… üzerine okuduk, beraber tartıştık, üretmeye çalıştık. Yaşadığımız hayatı salt anlamaya değil, dönüştürmeye dair bilgimizi biraz da orada tedris ettik. Sosyal Bilimler Kulübü, yerleşik akademik rejimin dışında, özgürce okuyup tartışabileceğimiz bir alan, üniversiteyi açmaya dair çabamızda bir zemindi bizler için. Hülasa SBK bizim için farklı bilgi ve bilme biçimlerinin mekanı, bir üniversite kulübünden çok daha fazlasıydı.


Bugün SBK’nın tümüyle yasal etkinlikleri yasadışı bir şekilde engelleniyor, kulübümüz itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor, resmi ve gayriresmi baskılarla karşılaşıyor, hedef gösteriliyor. İktidarın işine gelene terörist yaftası takıp sesini kesmeye çalıştığı noktada, kulübün şu an emekçiliğini yapan arkadaşlar, gazeteleri basılan, kapatılan, çalışanları cezaevlerinde mahpus edilen özgür basın temsilcilerinin seslerini duyurabilecekleri bir etkinlik düzenlemişler ve kendi deyişleriyle “okuldaki belli grupların ve hatta belli kulüplerin içinde olduğu, İçişleri Bakanlığı’ndan milletvekillerine türlü iktidar odaklarının hedef tahtasına” oturtulmuşlardır. Düzenlemek istedikleri “Medya ve İktidar” konferansında, Birgün, Evrensel, Özgür Gündem ve Cumhuriyet gibi gazetelerde, Yol Tv ve Hayat Tv gibi televizyonlarda çalışan basın emekçilerine meramlarını ve dertlerini anlatma fırsatı verecek ve onlarla özgür basın hakkında konuşup, tartışacaklardı. Ancak bahsettiğimiz baskılar nedeniyle etkinlik, kulüp bütün gerekli izinleri almış olmasına rağmen, üniversite yönetimi tarafından gerekçe gösterilmeden iptal edildi. Bu durum kampüs iradesini hiçe sayarak adaletsiz şekilde rektörlüğe el koyanların verdikleri sözlere rağmen iktidar odaklarının iltifatına mazhar olmak adına seçtikleri tarafın da bir göstergesidir.


SBK’yı hedef tahtasına oturtan tam da yukarıda zikrettiğimiz fazlalıktır. SBK, derslerinin ve kişisel geleceğinin yanı sıra bütün genişliği içinde hayatla ve toplumların geleceğiyle ilgilenenleri; üniversitede ve toplumda eşitsizlikleri dert edinenleri; akademiyle toplumsal hayat arasında çekingen olmayan bağlar kurmaya gayret edenleri; devlet büyüklerinin bilinmesini istemediği şeyleri de bilmeye cüret edenleri barındırdığı için mevcut yüksek öğrenim rejimine fazladır. Üniversiteyi ticarethaneye çevirenlere eyvallah etmediği, yolunu bulup kendini kurtarmaya gönlü elvermediği için fazladır. Sesi çıkmayan, duyulmayan, hatta var olmayanların kimi zaman sesine kimi zaman sessizliğine kulak kesildiği için fazladır SBK. Sosyal Bilimler Kulübü’nün fazlalıkları, mevcut bilgi rejimlerine teklif, iktidar ilişkilerine tehdittir.


SBK’ya saldıranlar, işte bu iddiaya, bu teklife saldırmaktadırlar. Sosyal Bilimler Kulübü, savaşa karşı barışın, iktidara karşı isyanın, patriyarkaya karşı cinsiyetlerin, yalnızlaştırılmaya karşı kolektif mevcudiyetin, kabusa karşı hayalin sesini ve kelamını terennüm ettiği için sessiz kılınmaya çalışılmaktadır.


Biz SBK mezunları olarak arkadaşlarımızın, fikrimizin, eylemimizin ve hayalimizin hala peşinde olduğumuzu belirtiyor; kulübümüz ve arkadaşlarımızla olan ilişkimizin 5-6 seneye sığdırılmış bir formal ilişki olmadığını ve hayalimizin hala canlı olduğunu hatırlatıyoruz.

Akademik alanların biz veya size değil; bizlere ait olduğunu biliyor ve belirli bir zümrenin tahakkümüne teslim etmiyoruz. Kurumlarımıza, mekanlarımıza saldırabilirsiniz, ama bilgimizi, fikrimizi yok edemezsiniz.


Sosyal Bilimlerden elimizi çekmeyeceğiz. Üniversiteleri, meslek örgütlerini, sendikaları, yani yıllar içinde mücadeleyle ve direnişle kazandığımız kurumları sermayenin, devletin, devletin atadığı kayyumların eline bırakmayacak ve elimizden geldiğince bu direnişi sürdüren arkadaşlarımızın yanında olacağız.


Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Kulübü Mezunları

 
 
 

Recent Posts

See All
İktisadın Toplumsallaşması Atölyesi

27 Mart Çarşamba günkü atölye, Yahya Madra’nın Neoliberalizmin ne oldugu ne olmadigi, hangi akımlardan beslendiği, neye cevap olarak geldiği, bugün neoliberalizm dendiğinde ne anlaşıldığı gibi noktala

 
 
 

Comments


bottom of page