Deniz'den Hans Haacke ve Pierre Bourdieu Uzerine Kısa Bir Not
- Unknown
- Jun 12, 2009
- 2 min read
Bourdieu'nün kendisinde heyecan, ("direniş" üzerine) yaratıcı düşünce ve "serbest böğrüşüm" tetiklediği bir Nilüfer Göle, bir de Hans Haacke var sanıyordum, bir de Barış Şensoy varmış, tebrik, takdir ve hayranlık duygularım kabardı (ironi yapmıyorum). Gerçekten Bourdieu muhtemelen bunları söylerken üzerine senin kadar düşünmemiştir.
Asıl bahsetmek istediğim şahıs Hans Haacke. Bourdieu yıllar yılı orta sınıf Cezanne mı sever, Matisse mi, caz mı dinler arabesk mi şeklinde bir sosyoloji yaptıktan sonra epistemolojik bir rüya görür ve ertesi gün Hans Haacke'yle çalışmaya başlar.
Hans Haacke, Bourdieu'yle politika ve sanat üzerine konuşmalarından ortak bir iş çıkan (Free Exchange diye bir kitap, güzeldir, tavsiye ederim, kütüphanede de var) muhalif bir güncel sanatçıdır. Benim çok beğendiğim işlerinden biri Germania adlı enstalasyonu. 93 Venedik Bienali'nde ne olduğunu hala tam anlamadığım "german pavillion" diye bir mekanın yer döşemesini parçalayarak izleyicisine açmıştır. Kendisi Alman, iş İtalya'da olunca iş hem Hitler Almanya'sı ve Mussolini İtalyası'nın ortak tarihine vurgu yapmış hem de bienal'in kökenlerinin faşist İtalya olduğunu vurgulamış olur. Hatta bu kırılmış yer döşemesinin üstünde yürüyen insanların kırık döşemeleri daha da kırdığı (bazıları sadece üzerinde yürüdüğü için, bazı diğerleriyse yerdeki taşı alıp tekrar kırmak ve hıncını taştan çıkarmak vasıtasıyla) ve böylece güncel sanatın bayıldığı izleyiciyi eyleyiciye çevirmek işini de becermiş olur.
Yeni işleri de hayli muhalif ve etkileyici. Philip Morris'le bir şekilde kanka olan Amerika'da sağcı bir senatör olan Jesse Helms'i eleştiren (Helms'in sponsoru da Philip Morris) Helmsboro diye bir işi var, Marlboro kutusunun kocaman bir replikası, üzerinde Helmsboro yazıyor.
Bir başka işi Star-Gazing, amerikan bayrağının bir çuval şeklinde dikilip bir insanın başına geçirilmiş şeklinin fotoğrafı, bunu açıklamasam da olur herhalde, bu işi Times Square'de mi ne bir billboard'da sergilenip oldukça da arıza çıkarmıştı diye hatırlıyorum (Haacke güncel sanatın işinin arıza çıkarmak olduğunu ve bir de hem yapana hem katılımcıya direnişin hazzını tattırması olduğunu söylüyor).
Bourdieu sanatın bu tip dolaşım biçimlerinin eleştirel yönünden bahsediyor ama aklıma müzik piyasası ayağı hiç gelmemişti.
Soru: Haacke'nin Germania'sının bienali içinden eleştirmekte ne kadar başarılı olduğu, (böyle bir şeyin mümkün olup olamayacağı) gibi bir mevzu üzerine tartışsak belki benim şimdi hiç yoktan uydurduğum bir sorudan daha iyi formüle edilmiş bir soru çıkarabiliriz gibi geldi.

Comments